Merhabalar. Bugün 25
yılda tamamlanmış bir psikanaliz kitabını anlatacağım. İçinde hem mitolojiyi
hem de psikolojiyi barındıran,16 ayrı öyküden oluşan bir kitap. Bu 16 bölümü
birbirinden bağımsız olarak da okuyabilirsiniz.
Yazarın bütün bir
kitap boyunca tatlı tatlı yüzümüze çarptığı şey aslında içimizde bir köşede
saklanmış olan vahşi kadındır.’ Kurtlarla kadınlar arasında vahşilikleri,
zarafetleri ve içinde yaşadıkları topluluğun üyelerine duydukları bağ açısından
psişik(ruhsal) bir benzerlik vardır.’ der yazar. Kısaca kadın doğayla iç içe
olduğunda kendi içindeki vahşi kadın arketipini bulma olanağına erişir.
Kendisinin yapabileceklerini gören ve inanan kadının elinden kurtulamayacak
hiçbir şey yoktur. Tıpkı kitabın başındaki kemiklere şarkı söyleyen kadın gibi.
Bu kadın ‘la lobadır.’ Kemiklere şarkı söyleyen kurt kadındır. Çölden topladığı kemikleri birleştirip onlara
büyük bir ilgi ve özenle şarkı söyler. Bir gün neredeyse bir kurdun bütün
iskeletini toparlamıştır ki kurt bir anda ete kemiğe bürünür. La Loba’nın
gözleri önünde ormana doğru koşmaya başlar. Kurt ay ışığının altında koşarken
anında çok güzel, upuzun saçları olan ve özgürce ufka doğru koşarak kahkahalar
atan bir kadına dönüşür. Bu mitolojik kurt kadın öyküsü kitaptaki en etkileyici
öykülerden sadece bir tanesi. Eğer diğer öyküleri de merak ediyorsanız,
içinizdeki vahşi kadını aramaya çıkmak istiyorsanız kendinize verebileceğiniz
en muhteşem hediye bu kitaptır. Annenize, ablanıza, teyzenize ya da evlenecek
bir yakınınızın çeyizine de ideal bir hediye olacaktır.

KİTAPTAN ALINTILAR:
“Biz olmadan vahşi
kadın ölür. Vahşi kadın olmadan da biz ölürüz. Gerçek hayat için her ikisi de
yaşamalıdır.”
“Psikanalitik öğüt mü
istiyorsunuz? Gidin kemik toplayın.”
“Çocuklarını istismar eden ana babalara yalnızca
"katı" denildiği; iliklerine kadar sömürülen kadınların ruhsal
yaralanmalarına "sinir krizi" adı verildiği; sımsıkı korselere
sokulan, sımsıkı gemlenen ve sımsıkı dizginlenen kız ve kadınların
"edepli", "zarif" görüldüğü bir zamandı ve hayatın sayılı
anlarında yakalarını kurtarmasını beceren diğer kadınlar ise "kötü"
damgası yediler.”
"Kişinin istediği şeyleri araması asla bir hata
değildir. Asla."
"Dibe vurmak, son derece acı verici olsa da aynı
zamanda tohum ekmenin zeminidir."
"Her eylem, başka her şeyden önce, tini güçlendirmekle
işe başlar."
“Eğer size bir ara meydan okuyan, işe yaramaz, şımarık,
kurnaz, asi, itaatsiz, isyankâr denmişse, doğru yoldasınız. Vahşi kadın,
yakınlardadır.”
“Kadınlar yirmili yaşlarına gelmeden önce bin kez
ölmüşlerdir. Şu ya da bu yöne gitmişler ve engellenmişlerdir. Engellenmiş
umutları ve düşleri de vardır. Aksini söyleyen hala uykudadır.”
“"Günümüz kadını, bulanık bir etkinlikler yumağına dönüşmüş
durumda, herkes için her şey olmaya koşullandırılmıştır."
"Kadınlar, gerektiğinde hapishane duvarlarına mavi
gökyüzünün resmini çizebilirler."
"Güçlü olmak, kas geliştirip şişirmek anlamına gelmez.
İnsanın, kaçmadan kendi tanrısallığıyla buluşması, kendi kafasına göre vahşi
doğayla iç içe bir hayat yaşaması anlamına gelir. Öğrenebilmek, bildiklerimize
katlanabilmek anlamına gelir. Dayanmak ve yaşamak anlamına gelir."