Translate

kadınlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadınlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mart 2026 Pazartesi

Bahar'a

 Renkler vardı. Rengarenktiler. Her birinin kendine has bir dokusu, sesi ve hissi vardı. Bunca rengin içinde gittikçe grileşti dünya. Kendini yiyen Ouroboros yılanı gibi içindeki renkleri yemeye başladı. O zamandan beri öyle solgun ve kırgın duruyor dünya. İnsanlar renklerini kaybettiklerinden beri daha mutsuz, özünden uzaklaşmış, varlığını inkâr eden canlılara dönüştüler.
 Dünya bunu bize neden yaptı?İki güzel kitap okuyup, biraz kahve içip, çocukları ve kedileri sevip göçecektik dünyadan. Savaşlar, cinayetler, zulümler ,haksızlıklar... dünya böyle upuzun bir karanlığa ne zaman boyandı?

 Renklerde umut var. Birini sevebilme cesareti var, yaşama ve yaşamın güzelliğine dair bir inanç var. Bizi yansıtan içimizi kıpır kıpır yapan bir tarafı var. Renklere bakınca aklımıza gelen hatıralar var. Kırmızı beyaz marteniçkalar var. Önümüz bahar. Baharın hep geleceğine inancımız var. Bizi korkutmaz sanırım dünyanın karanlığı. El ele versek dünyanın koyu griliğini rengarenk boyalarla boyamaya, alışılagelmiş düzeni kökten değiştirmeye cesaretimiz var. Çünkü kadınlar var. Bahar gelir elbet umudumuz var.

"Sular akar ya, köprü biliyor
Baharıma bir yol bulacağım"

22 Kasım 2021 Pazartesi

KURTLARLA KOŞAN KADINLAR

 


  Merhabalar. Bugün 25 yılda tamamlanmış bir psikanaliz kitabını anlatacağım. İçinde hem mitolojiyi hem de psikolojiyi barındıran,16 ayrı öyküden oluşan bir kitap. Bu 16 bölümü birbirinden bağımsız olarak da okuyabilirsiniz.

  Yazarın bütün bir kitap boyunca tatlı tatlı yüzümüze çarptığı şey aslında içimizde bir köşede saklanmış olan vahşi kadındır.’ Kurtlarla kadınlar arasında vahşilikleri, zarafetleri ve içinde yaşadıkları topluluğun üyelerine duydukları bağ açısından psişik(ruhsal) bir benzerlik vardır.’ der yazar. Kısaca kadın doğayla iç içe olduğunda kendi içindeki vahşi kadın arketipini bulma olanağına erişir. Kendisinin yapabileceklerini gören ve inanan kadının elinden kurtulamayacak hiçbir şey yoktur. Tıpkı kitabın başındaki kemiklere şarkı söyleyen kadın gibi. Bu kadın ‘la lobadır.’ Kemiklere şarkı söyleyen kurt kadındır.  Çölden topladığı kemikleri birleştirip onlara büyük bir ilgi ve özenle şarkı söyler. Bir gün neredeyse bir kurdun bütün iskeletini toparlamıştır ki kurt bir anda ete kemiğe bürünür. La Loba’nın gözleri önünde ormana doğru koşmaya başlar. Kurt ay ışığının altında koşarken anında çok güzel, upuzun saçları olan ve özgürce ufka doğru koşarak kahkahalar atan bir kadına dönüşür. Bu mitolojik kurt kadın öyküsü kitaptaki en etkileyici öykülerden sadece bir tanesi. Eğer diğer öyküleri de merak ediyorsanız, içinizdeki vahşi kadını aramaya çıkmak istiyorsanız kendinize verebileceğiniz en muhteşem hediye bu kitaptır. Annenize, ablanıza, teyzenize ya da evlenecek bir yakınınızın çeyizine de ideal bir hediye olacaktır.

 

 KİTAPTAN ALINTILAR:

 “Biz olmadan vahşi kadın ölür. Vahşi kadın olmadan da biz ölürüz. Gerçek hayat için her ikisi de yaşamalıdır.”

 “Psikanalitik öğüt mü istiyorsunuz? Gidin kemik toplayın.”

“Çocuklarını istismar eden ana babalara yalnızca "katı" denildiği; iliklerine kadar sömürülen kadınların ruhsal yaralanmalarına "sinir krizi" adı verildiği; sımsıkı korselere sokulan, sımsıkı gemlenen ve sımsıkı dizginlenen kız ve kadınların "edepli", "zarif" görüldüğü bir zamandı ve hayatın sayılı anlarında yakalarını kurtarmasını beceren diğer kadınlar ise "kötü" damgası yediler.”

"Kişinin istediği şeyleri araması asla bir hata değildir. Asla."

"Dibe vurmak, son derece acı verici olsa da aynı zamanda tohum ekmenin zeminidir."

"Her eylem, başka her şeyden önce, tini güçlendirmekle işe başlar."

“Eğer size bir ara meydan okuyan, işe yaramaz, şımarık, kurnaz, asi, itaatsiz, isyankâr denmişse, doğru yoldasınız. Vahşi kadın, yakınlardadır.”

                     

“Kadınlar yirmili yaşlarına gelmeden önce bin kez ölmüşlerdir. Şu ya da bu yöne gitmişler ve engellenmişlerdir. Engellenmiş umutları ve düşleri de vardır. Aksini söyleyen hala uykudadır.”

“"Günümüz kadını, bulanık bir etkinlikler yumağına dönüşmüş durumda, herkes için her şey olmaya koşullandırılmıştır."

"Kadınlar, gerektiğinde hapishane duvarlarına mavi gökyüzünün resmini çizebilirler."

"Güçlü olmak, kas geliştirip şişirmek anlamına gelmez. İnsanın, kaçmadan kendi tanrısallığıyla buluşması, kendi kafasına göre vahşi doğayla iç içe bir hayat yaşaması anlamına gelir. Öğrenebilmek, bildiklerimize katlanabilmek anlamına gelir. Dayanmak ve yaşamak anlamına gelir."


Bahar'a

 Renkler vardı. Rengarenktiler. Her birinin kendine has bir dokusu, sesi ve hissi vardı. Bunca rengin içinde gittikçe grileşti dünya. Kendin...